

Dünyada büyük felaketlere neden olan nükleer santrallere bir yenisi de Trakya’da eklenecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gündeminde olan “Trakya’ya nükleer santral projesi” ile ilgili Kanadalı bir şirketle görüşüldüğü iddiaları bölge halkını tedirgin etti. İğneada’ya kurulması düşünülen nükleer santral; başta Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne olmak üzere geniş bir bölgeyi doğrudan etkileyecek.
Nükleer santrallerin ne kadar büyük felaketlere sebep olabileceğini, dünya 1986 yılında öğrendi. 26 Nisan 1986'da, Rusya’daki Çernobil Nükleer Santrali'nin dört numaralı reaktörü, düşük güçte yapılan uygunsuz testler sırasında kontrol kaybına uğradı. Bu durum reaktör binasını yıkan ve atmosfere büyük miktarda radyasyon salan bir patlama ve yangına neden oldu.
Bu olayın ardından yerkürenin bu bölgesinde büyük bir yıkım ve can kaybı yaşandı. Radyasyon nedeniyle yaygınlaşan kanser vakaları, zaman içerisinde Karadeniz bölgesi başta olmak üzere Türkiye’de de binlerce insanın ölümüne neden oldu.
ÇERNOBİL FACİASI HAFIZALARDAN SİLİNMEDİ
Çernobil’deki kaza; temiz, doğa dostu ve risksiz enerjinin en doğru yöntem olduğunu tüm dünyaya göstermesine rağmen, pek çok ülkede iktidarlar daha kârlı olduğu için nükleer tesislerden vazgeçmedi. Dünya genelindeki çevreci oluşumlar ise her fırsatta nükleer santrallere karşı çıkmaya devam ettiler.
Türkiye de bu tehlikeli santrallerden payına düşeni aldı ve Mersin Akkuyu’da ilk nükleer santral kuruldu. Ardından ise ikinci ve üçüncü nükleer santral tartışmaları başladı. İkinci santralin Sinop’a kurulacağı, üçüncü santralin ise Trakya’ya kurulacağı defalarca yetkililer tarafından dile getirildi.
Trakya’da kurulacak nükleer santral için Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada ismi sıklıkla kullanılmaya başlandı. Bir süre önceye kadar İğneada’ya kurulması düşünülen nükleer santralle ilgili olarak Çinli bir şirketle anlaşma yönünde çalışmalar olduğu ifade edildi.
TRAKYA’YA NÜKLEER SANTRALİ KANADALI ŞİRKET Mİ KURACAK?
Son olarak, Trakya’ya kurulacak nükleer santralle ilgili Kanadalı bir şirketle görüşmeler yapıldığına dair iddialar gündeme geldi. Konu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde de tartışıldı. Konuyu gündeme getiren İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın, Kanadalı şirket yetkilileriyle Sinop ve Trakya’da yapılması planlanan nükleer santral için görüştüklerine dair sosyal medya paylaşımına dikkat çekti.
EŞSİZ DOĞA MİRASI İĞNEADA, YOK OLACAK!
Trakya’da yapılması düşünülen santral sahasının İğneada olup olmadığını soran Taşçı, “Her defasında muğlak bırakılan bu Trakya sahası İğneada mıdır sayın bakan? Çünkü İğneada herhangi bir yer değil. Avrupa’nın en büyük longoz ormanına, dünyanın ilk üç longoz ekosisteminden birine sahip. Türkiye’nin eşsiz bir doğa mirası, aynı zamanda bir karbon yutağı. Bu alana nükleer santral kurulması akla, mantığa, milli çıkara uygun mudur?” sorularını yöneltti.
Hükümetin bir yandan “temiz enerji” vurgusu yaparken diğer yandan ülkenin en büyük karbon yutak alanlarından birinin seçilmesinin çelişki olduğunu belirten Taşçı, bakanın Kanadalı temsilcilerle yaptığı görüşmeye de atıfta bulunarak, Türkiye’de Kanadalı madencilik şirketlerinin geçmişte yarattığı Erzincan İliç’teki faciayı ve çevresel felaketleri hatırlattı: “İliç faciasından sonra, çevre karnesi bu kadar tartışmalı Kanadalı şirketlerle iş birliği yapılması kamu vicdanında ciddi soru işaretleri doğuruyor.”
DÜNYADA 416 NÜKLEER SANTRAL BULUNUYOR
Merkezi Viyana’da bulunan Atom Enerjisi Kurumu’na göre, dünya genelinde faal durumda olan 416 nükleer santral bulunuyor. Bu nükleer santrallerinin yüzde 20’si ise önemli derecede sismik faaliyetlerin olduğu bölgelerde inşa edilmiş durumda. Atan enerji ihtiyacını karşılamak için 20 yıl içinde dünya genelinde 350 yeni nükleer santralin faaliyete geçirilmesi planlanıyor.
Japonya’da, depreme ve felaketlere en hazırlıklı santral olduğu belirtilen Fukuşima’da 11 Mart 2011’de meydana gelen yıkım, nükleer santrallerin yaratabileceği felaketlere bir diğer örnek olarak gösteriliyor. Çernobil’in yaraları iyileşemeden meydana gelen Fukuşima felaketi, tüm dünyanın nükleer santrallerden derhal kurtulması gerektiğini gösteren en yakın örnek olarak dikkat çekiyor.
BİR ÖRNEK: KAZIM KOYUNCU, ÇERNOBİL KURBANIYDI
Çernobil’deki nükleer facianın Karadeniz Bölgesi’nde yarattığı kitlesel kanser vakalarından biri de sanatçı Kazım Koyuncu’nun bu hastalığa yakalanıp hayatını kaybetmesiydi. Kanserden hayatını kaybettiğinde 33 yaşında olan Kazım Koyuncu, Çernobil reaktör kazasından sonra yetkililerin önlem almaması, halkı bilgilendirmemesi sonucu kansere yakalanan pek çok insandan biriydi.



