BIST 100
14.615,67 1,46%
DOLAR
48,4773 0,02%
EURO
56,5258 0,27%
GRAM ALTIN
6.863,89 1,13%
BITCOIN
79.374,00 1,14%
FAİZ
39,56 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM
103,19 0,67%
GBP/TRY
65,7837 0,17%
EUR/USD
1,1651 0,23%
BRENT PETROL
99,03 1,37%
ÇEYREK ALTIN
11.224,54 1,15%
Tekirdağ Açık
Tekirdağ hava durumu
27 °
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Eğitim-İş: “Sözde itibar, özde baskı ve iş yükü!”

Eğitim-İş: “Sözde itibar, özde baskı ve iş yükü!”

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi”, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.

Reklam
baris-ozer
MAVİ TEKİRDAĞ HABER MERKEZİ

Eğitim-İş Tekirdağ 1 No'lu Şube Başkanı Barış Özer, yayımlanan genelgenin eğitimin biriken kronik sorunlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu vurgulayarak sert eleştirilerde bulundu. Özer, düzenlemenin öğretmeni eğitimin asli öznesi yapmak yerine, iş yükünü artıran ve mesleki özerkliği daraltan bir anlayışın ürünü olduğunu ifade etti.

"Mesleki İtibar Önlükle Değil, Emek ve Bilgiyle Kazanılır"

Genelgenin 23. maddesinde yer alan kılık-kıyafet düzenlemesi ve önlük giyilmesine yönelik maddeleri değerlendiren Şube Başkanı Barış Özer, öğretmenlik mesleğinin itibarının şekilsel zorunluluklarla korunamayacağını belirtti:

  • Emeğin Değeri: Öğretmenin saygınlığı giydiği kıyafetle değil; bilgisi, emeği, pedagojik yeterliliği ve öğrencisiyle kurduğu bağla ölçülür.
  • Şekilcilik Eleştirisi: Eğitimin kalitesini artırmayan bir kıyafet zorunluluğunun, öğretmenin mesleki yeterliliğinin ve uzmanlığının önüne geçirilmesi kabul edilemez.

“Toplumsal Hassasiyet” Muğlaklığı Kadın Öğretmenler Üzerinde Baskı Aracı Olmamalı

Genelgede sıkça geçen "toplumsal değerler", "mesleğin vakarı" ve "toplumsal hassasiyetler" gibi ucu açık ifadelerin tehlikesine dikkat çeken Özer, bu belirsizliklerin liyakatsiz yöneticiler elinde bir denetim ve baskı mekanizmasına dönüşebileceğini söyledi. Bu durumun özellikle kadın öğretmenler açısından ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Özer, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Kadın öğretmenlerin kıyafeti, saç şekli veya kişisel tercihleri üzerinden mesleki yeterliliği sorgulanamaz; kadın bedeni üzerinden bir 'örnek olma' görevi tanımlanamaz. Eğitim sistemi, kadın öğretmenlerin görünüşünü denetleyen değil; eşitliği, özgürlüğü ve insan onurunu öğreten bir anlayışa dayanmalıdır."

Norm Kadro ve Fırsat Eşitliği: "Sorunun Kaynağı Yanlış İstihdam"

Genelgenin norm kadro fazlası öğretmenler, fırsat eşitliği ve okul güvenliği ile ilgili maddelerini de tek tek analiz eden Eğitim-İş Tekirdağ Şubesi, yapılması gereken asli reformları şu başlıklarla sıraladı:

  • Norm Fazlası Öğretmen Yük Değildir: Norm kadro fazlası öğretmenler sistemin bir yükü değil, yanlış ve plansız istihdam politikalarının mağdurudur. Öğretmenleri okul okul, ilçe ilçe dolaştırmak yerine bilimsel kadro planlaması yapılmalı ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.
  • Kuru Vaatle Fırsat Eşitliği Olmaz: Kırtasiye setleri ve özel sınavlara getirilen sınırlamalar olumlu bir adım olsa da gerçek fırsat eşitliği yalnızca parasız, kamusal eğitimle mümkündür. Devlet; her öğrenciye ücretsiz beslenme, barınma, ulaşım ve eşit eğitim ortamı sunmak zorundadır.
  • Güvenli Okul İçin Talimat Değil, Bütçe Şart: Okul güvenliği, afet hazırlığı ve bakım-onarım sorumluluğunu sadece idarecilere ve öğretmenlere yüklemek gerçekçi değildir. Depreme dayanıklı binalar, hijyenik sınıflar ve güvenlik için okullara doğrudan kamu kaynağı aktarılmalıdır.

"Eğitim Siyasi Projelerin Değil, Toplumun Geleceğidir"

Eğitim politikalarının dönemsel siyasi tercihler veya soyut projeler üzerinden yürütülemeyeceğini hatırlatan Barış Özer; Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu eğitim modelinin bilimsel, laik, demokratik, kamusal ve parasız olması gerektiğini altını çizerek tamamladı:

Eğitim-İş, öğretmenleri sadece talimat uygulayan birer memur olarak gören ve kişisel özgürlüklerini muğlak kavramlarla denetlemeye çalışan her türlü anlayışın karşısında durmaya devam edecektir.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.