

Tekirdağ’da sivil toplum kuruluşları (STK) ve kent konseyi üyeleri, tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle harekete geçti. Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Berrin Başol Menekşe’nin, CHP Genel Merkezi tarafından atanan ve hukuki tartışmaların odağındaki "butlan" il yönetimine girmesi yerel siyasette ve STK kanadında büyük tepkiyle karşılandı.
"Demokrasi ve Hukuk Ayaklar Altına Alındı"
Tekirdağ'daki demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve Kent Konseyi üyeleri, Menekşe’yi sert bir dille eleştirdi. Kent konseylerinin tüm şehri kapsayan, siyasi partiler üstü ve demokratik yapısına dikkat çeken temsilciler, bu kararın kurumun meşruiyetine zarar verdiğini vurguladı.
Tepki açıklamalarında şu ifadelere yer verildi:
"Demokratik kitle örgütlerinin en temel ve vazgeçilmez değeri demokrasidir. Bütün demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bir araya gelerek seçtiği Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı'nın, hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına alan 'Butlan' yönetimine girmesi kabul edilemez. Kendisini acilen görevinden istifaya davet ediyoruz."
Tepkilerin Odağında Ne Var?
Sivil toplum temsilcilerinin ve konsey üyelerinin tepkisinin temelinde üç ana unsur öne çıkıyor:
- Siyasetüstü Duruşun Bozulması: Kent Konseyi, şehirdeki tüm dinamikleri ve farklı siyasi görüşleri temsil eden bağımsız bir yapıdır.
- Hukuki Tartışmalar ("Butlan"): Hukuken geçerliliği tartışmalı (butlan) bir parti yönetimi kadrosunda yer almanın, kamuoyunun Kent Konseyi makamına olan güvenini sarstığı düşünülüyor.
- Temsil İradesi: Seçimle göreve gelen bir başkanın, atama usulüyle oluşturulan bir siyasi parti yönetimine girmesinin seçmen iradesine aykırı olduğu savunuluyor.
Gözler Berrin Başol Menekşe'de
Sivil toplum kuruluşlarının ve konsey üyelerinin bu sert ve net çıkışının ardından kent kamuoyunda gözler Berrin Başol Menekşe’ye çevrildi. Menekşe'nin gelen istifa çağrılarına nasıl bir yanıt vereceği veya Kent Konseyi bünyesinde olağanüstü bir sürecin başlayıp başlamayacağı merak konusu.



