

Eğitim-İş Tekirdağ Şube Başkanı Barış Özer, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan eğitimciye şiddet olaylarının ardından Ankara’da gerçekleştirilen büyük eyleme dair açıklamalarda bulundu. Özer, "Tek derdimiz yaşam hakkını savunmaktı" diyerek okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti.
TEKİRDAĞ (Mavi Tekirdağ) - Eğitim dünyasını yasa boğan şiddet olaylarının ardından Eğitim-İş Sendikası, Ankara’da polisin engelleme girişimlerine rağmen sesini yükseltti. Eğitim-İş Tekirdağ Şube Başkanı Barış Özer, Tekirdağ’dan Ankara’ya uzanan 48 saatlik mücadele sürecini ve okullardaki güvenlik taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
9,5 Saatlik Polis Engelini Mücadeleyle Aştılar
Ankara Kurtuluş Parkı önünde planlanan yürüyüşün polis barikatıyla karşılaştığını belirten Barış Özer, ekonomik veya politik bir talepleri olmadığını vurguladı. Özer, süreci şu sözlerle özetledi:
"Tam 9,5 saat boyunca polis engeliyle karşılaştık ancak binlerce eğitim çalışanı olarak bir adım bile geri adım atmadık. Sonuçta o barikatı aşarak basın açıklamamızı gerçekleştirdik. 48 saatlik dilimin 24 saatini yolda, 12 saatini ise bekleyişte geçirdik; tek amacımız çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin sesi olmaktı."
Tekirdağ’daki Okullar İçin Güvenlik
Yerelde yapılan görüşmelerin sonuç vermeye başladığını ifade eden Özer, Tekirdağ özelinde önemli bir gelişmeyi paylaştı. Mevcut okul polislerinin artık karakollarda değil, okul önlerinde devriye araçlarıyla gün boyu nöbet tutacağı bilgisini aldıklarını duyurdu. Ancak Özer, fiziksel tedbirlerin tek başına yeterli olmayacağını da ekledi.
"Okullar Bakımevine Dönüştürüldü"
Şiddetin toplumsal ve pedagojik altyapısının çözülmesi gerektiğini savunan Barış Özer, okulların itibarsızlaştırılmasına sert tepki gösterdi:
-
Okul Bir Yuva Olmalı: "Eskiden okul bir yuvaydı. Maalesef yıllarca süren değersizleştirme çabaları sonucu okullar birer bakımevine dönüştürüldü."
-
Şiddet Normalleşti: "Toplumda şiddetin cezasız kalması ve normalleşmesi bizleri bu acı günlere getirdi."
-
Güvenli Okul Kampanyası: "Eğitim-İş olarak katliamlar yaşanmadan önce başlattığımız 'Güvenli Okul İstiyoruz' imza kampanyamızın arkasındayız."
"Sorumluları Affetmeyeceğiz"
Eğitimin bilimsel bir temelde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Özer, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Bir öğretmen çocuğu, bir veli ve bir sendika başkanı olarak hiç bu kadar kaygı duymamıştım. Ancak bu acı günleri birlik olarak aşacağız. Sorumluları affetmeyeceğiz. Okullarımızı tekrar güvenli birer yuva yapana dek yorulmadan mücadele edeceğiz."



