

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Marmaraereğlisi’nde yapılması planlanan Likit Kimya Tank Kapasite Artışı projesine TBMM'de sert tepki gösterdi. Yontar, projenin doğaya değil, Trakya’nın yok oluşuna yatırım olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Marmaraereğlisi ilçesinde gerçekleştirilmek istenen Likit Kimya Tank Kapasite Artışı ÇED toplantısı ve projeye dair Meclis'te önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin deprem riski ve ekolojik hassasiyetine dikkat çeken Yontar, projenin halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti.
"Deprem Kuşağındaki Kente Yapılacak En Büyük Kötülük"
Marmaraereğlisi'nin tarım, hayvancılık ve turizmle ayakta kaldığını hatırlatan Yontar, sanayileşme baskısının bölgeyi yaşanmaz hale getirdiğini ifade etti. Milletvekili Yontar konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Deprem kuşağında bulunan, tarım, hayvancılık ve turizm gelirleriyle ayakta duran bu kente yapılacak en büyük kötülük yeni kimyasal tank artışlarıdır. Bu proje doğaya değil, yıkıma yatırımdır. Bu yıkım sadece bir ilçeyi, bir ili değil tüm Trakya’yı yok etme yatırımıdır."
"Siz Kimyasal Tank Diyorsunuz, Biz Sağlıklı Yaşam"
Hükümetin çevre politikalarını eleştiren Yontar, bölge halkının zehir solumaya mahkûm edildiğini söyledi. Doğal yaşamın korunması çağrısında bulunan Yontar, önceliklerin yanlış belirlendiğini dile getirdi:
-
Zehirli Hava: "Bu artışlar halkımızı her gün daha fazla zehir solumaya mahkûm edecektir."
-
Ekolojik Denge: "Biz toprak, tarım, hayvancılık diyoruz, siz kimyasal tank diyorsunuz. Biz doğa, turizm, yaban hayatı diyoruz, siz rüzgâr gülleri diyorsunuz."
-
Gelecek Vurgusu: "Biz sağlıklı yaşam, huzurlu hayat diyoruz, siz ekosistemi bozacak her türlü çalışmayı yapıyorsunuz. Toprağımıza, denizimize, geleceğimize hep birlikte sahip çıkmalıyız."
Marmaraereğlisi ÇED Süreci Takip Ediliyor
Bölgedeki çevreci örgütlerin ve vatandaşların da tepki gösterdiği kapasite artışı projesine karşı mücadelenin süreceğini belirten Nurten Yontar, Trakya’nın doğasının rant uğruna feda edilmemesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.



