
Çanakkale Zaferi tarihte emsali görülmemiş bir zaferdir.
Ancak unutmamamız gerekir ki Çanakkale
1. Dünya Savaşı'nın bir cephesidir.
Ve 1. Dünya Savaşı tarih kitaplarında anlatılan "Almanlar yenilince biz de yenik sayıldık" safsatasından öte 1 milyondan fazla kayıp verdiğimiz, ciddi yenilgiler aldığımız bir savaştır.
Çanakkale'nin büyüklüğü dağ gibi bir gerçek olarak karşımızda dururken
Suriye,
Kanal,
Yemen
Galiçya,
Kafkasya cepheleri de birer gerçek.
Çanakkale'yi anlattığımız kadar bu cepheleri de mutlaka anlatmak gerekir.
Hilafet çğrısına kayıtsız kaşan İslam devletlerini,
Arapların Osmanlı askerini nasıl kılıçtan geçirdiğini,
Sarıkamış'ta düşmanla karşılaşamadan donan, Yemen'de susuzluktan çıldıran askerleri
ve en önemlisi de parça parça doğrandığımız
1. Dünya Savaşı sonrasında nasıl tekrar dirilidiğimizi tarihi gerçeklere sadık kalarak dosdoğru anlatmalıyız ki hak yerini bulsun.
Çanakkale Emperyalizmin yenilebileceğini gösteren muazzam bir zaferdir.
Kanal, Suriye ve Yemen ve Filistin cepheleri
Altının ve vaadedilen özgürlüğün din kardeşliğinden, cihat anlayışından daha önemli olduğunu göstermiştir.
1. Dünya Savaşındaki bütün cepheler gibi Çanakkale cephesi de ne erenlerin, ne evliyaların, ne yeşil sarıklıların savaşıdır.
O zaferler, mağlubiyetler, dökülen kanlar, çekilen işkenceler...
Hepsi ama hepsi vatanın birliği ve bütünlüğü için her şeylerini feda eden pırıl pırıl neferlerin; tertemiz, civanmert Osmanlı subaylarının savaşıdır.
Ruhları şad makamları cennet olsun.



