BIST 100
14.641,58 1,64%
DOLAR
48,4775 0,02%
EURO
56,5107 0,24%
GRAM ALTIN
6.859,36 1,07%
BITCOIN
79.493,00 1,29%
FAİZ
39,56 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM
103,53 1,00%
GBP/TRY
65,7695 0,15%
EUR/USD
1,1648 0,21%
BRENT PETROL
98,77 1,11%
ÇEYREK ALTIN
11.215,05 1,07%
Tekirdağ Açık
Tekirdağ hava durumu
26 °
  • ANASAYFA
  • YAŞAM
  • Yapay Zekâ Çağında Üniversitelerin Sessiz Mücadelesi

Yapay Zekâ Çağında Üniversitelerin Sessiz Mücadelesi

RABİA KORKMAZ TAN YAZDI…

Geçenlerde yüksek lisans öğrencilerimden biri odama geldi. Elinde bilgisayarı vardı. Birkaç haftadır tez çalışması için geliştirdiği yapay zekâ modelini eğitmeye çalışıyordu. “Hocam yine olmadı,” dedi. Bilgisayarı üç gündür aralıksız çalışıyormuş. Model ya hata veriyor ya da işlem süresi uzadıkça uzuyormuş. Bir süre konuştuk. Sonra fark ettim ki mesele ne öğrencinin çalışmamasıydı ne de fikrinin yetersizliği.

Reklam
tan-yazi

Geçenlerde yüksek lisans öğrencilerimden biri odama geldi. Elinde bilgisayarı vardı. Birkaç haftadır tez çalışması için geliştirdiği yapay zekâ modelini eğitmeye çalışıyordu.

"Hocam yine olmadı," dedi.

Bilgisayarı üç gündür aralıksız çalışıyormuş. Model ya hata veriyor ya da işlem süresi uzadıkça uzuyormuş. Bir süre konuştuk. Sonra fark ettim ki mesele ne öğrencinin çalışmamasıydı ne de fikrinin yetersizliği.

Sorun bilgisayardı.

Aslında bu hikâye yalnızca bir öğrenciye ait değil. Son yıllarda birçok üniversitede çalışan akademisyenlerin ve lisansüstü öğrencilerin ortak hikâyesi hâline geldi.

Bugün yapay zekâ hayatın her alanında konuşuluyor. Sağlıkta hastalık teşhislerinden otonom araçlara, üretimden savunma sanayiine kadar birçok alanda dönüşüm yaşanıyor. Ülkeler milyarlarca dolarlık yatırımlarla bu yarışta yer almaya çalışıyor.

Biz de bu yarışın dışında değiliz.

Bilgisayar mühendisliği bölümleri artık üniversitelerimizin en yüksek puanla öğrenci alan programları arasında yer alıyor. Son derece başarılı öğrencilerimiz var. Yapay zekâya ilgi duyan, araştırma yapmak isteyen, dünyayla rekabet edebilecek potansiyele sahip gençler yetişiyor.

Ancak üniversitelerde çalışan birçok akademisyenin ortak olarak dile getirdiği bir sorun var: Araştırma altyapısı.

Yapay zekâ yalnızca teorik bilgiyle ilerleyen bir alan değil. Büyük veri kümelerinin işlenmesi, derin öğrenme modellerinin eğitilmesi ve karmaşık hesaplamaların yapılabilmesi için güçlü işlem altyapıları gerekiyor. Günümüzde GPU destekli yüksek performanslı bilgisayarlar, yapay zekâ araştırmalarının temel araçları hâline gelmiş durumda.

Ne yazık ki bu ihtiyaç çoğu zaman yeterince anlaşılmıyor.

Bir kimya bölümü deney cihazı talep ettiğinde bunun araştırma altyapısının bir parçası olduğu kabul ediliyor. Bir makine mühendisliği laboratuvarı yeni bir test sistemi istediğinde kimse bunun gerekliliğini sorgulamıyor. Ancak bilgisayar mühendisliği bölümlerinin talep ettiği GPU destekli iş istasyonları veya yüksek performanslı hesaplama sistemleri zaman zaman yalnızca "güçlü bir bilgisayar" olarak değerlendirilebiliyor.

Oysa bugün yapay zekâ araştırmaları için bu sistemler bir bilgisayardan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bunlar laboratuvarın kendisi.

Bir yüksek lisans öğrencisinin tez çalışması, bir doktora öğrencisinin yıllarca emek verdiği araştırması ya da bir akademisyenin yürüttüğü proje çoğu zaman bu altyapıya bağlı. Fikir var. Çalışacak insan var. Merak var. Emek var. Ama bazen bütün süreç, yetersiz donanım nedeniyle yavaşlıyor ya da hiç başlayamıyor.

Üstelik bu durum yalnızca bireysel çalışmalarla sınırlı değil.

Bazı projeler hesaplama maliyetleri nedeniyle erteleniyor. Bazı araştırmalar uluslararası rekabette geride kalıyor. Bazı öğrenciler ise hayal ettikleri çalışmaları gerçekleştirebilecek ortamları başka ülkelerde aramaya başlıyor.

Burada mesele yalnızca bir bilgisayar satın almak değildir.

Mesele, bilimsel üretim kapasitesidir.

Mesele, yetiştirdiğimiz gençlerin fikirlerini hayata geçirebilmesidir.

Mesele, üniversitelerimizin teknoloji geliştiren kurumlar olarak varlığını sürdürebilmesidir.

Elbette son yıllarda TÜBİTAK bünyesinde önemli yatırımlar yapıldı. Yüksek başarımlı hesaplama merkezleri ve çeşitli araştırma destekleri akademik çalışmalara katkı sağlıyor. Ancak yapay zekâ alanındaki gelişim hızı düşünüldüğünde, üniversitelerin daha erişilebilir ve daha güçlü hesaplama altyapılarına ihtiyaç duyduğu da açık bir gerçek.

Belki de artık bilgisayar mühendisliği laboratuvarlarına farklı bir gözle bakmanın zamanı gelmiştir.

Çünkü yapay zekâ çağında GPU destekli araştırma bilgisayarları bir lüks değildir.

Bir araştırmacının deney düzeneği, bir laboratuvarın temel ekipmanı, bir öğrencinin geleceğe açılan kapısıdır.

Bugün üniversitelerimizin istediği şey daha gösterişli binalar değil.

Bir yüksek lisans öğrencisinin tezini tamamlayabileceği, bir doktora öğrencisinin fikrini sınayabileceği, bir akademisyenin uluslararası düzeyde araştırma yapabileceği imkânlardır.

Çünkü geleceğin teknolojilerini geliştirecek olanlar yalnızca iyi fikirlere sahip olanlar değil; o fikirleri hayata geçirebilecek ortamı bulabilenler olacaktır.

 

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.