

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu ve Dr. Bahadır Altürk, Trakya’da iklim değişikliği ve kuraklığın su kaynaklarına etkisi hakkında hazırlanan kapsamlı raporu Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu'na sundu.
Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Toplantı Odasında düzenlenen toplantıda, küresel ısınmada rekor üstüne rekor kırıldığını ifade eden Prof. Dr. Fatih Konukcu, “NASA verilerine göre 2020, 2016 yılında kaydedilen ortalamayı da aşarak en sıcak yıl olarak tarihe geçti. ERA5 veri setine göre 2023 yılı küresel ortalama yüzey sıcaklığı 14,98 °C olup tarihin en sıcak yılı olarak kayda geçti. Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemi 2024 yılını, 1850’lerden bu yana en sıcak yıl olarak kayıtlara geçtiğini duyurdu. Küresel ortalama sıcaklık 15,10 °C ile sanayi öncesi dönem ortalamasını 1,5 derece geçen ilk yıl olarak tarihe geçti” dedi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA, SU VE GIDA GÜVENCESİ İÇİN NE YAPILMALI?
Prof. Dr. Konukcu, dikkate alınması gereken beş ana trendi şöyle sıraladı:
- Nüfus artışı
- Şehirleşme ve göçler
- Ekonomik gelişme ve küreselleşme
- Arazi kullanım değişikliği
- Küresel iklim değişikliği
TÜRKİYE’DEKİ ARTIŞ HIZI DÜNYAYI GEÇTİ
Türkiye’de sıcaklık artışının 1990’lardan sonra ortaya çıktığını, ancak artış hızının küresel ortalamanın üstünde olduğunu belirten Prof. Dr. Konukcu, küresel ortalama sıcaklığın son yüz yılda 0,9 °C arttığını, Türkiye için bu artışın 1,5 °C olduğunu ifade etti.
141 MİLYON METREKÜP SU AÇIĞI
Konukcu, Trakya’da su kaynakları ile ilgili sunumunun devamında 141 milyon metreküp su açığı olduğunu söyledi. Meriç Nehri’nden iç bölgelere su transferinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Konukcu, ayrıca, “Devam eden su depolama altyapıları acilen tamamlanmalı, yeni su depolama yapıları planlanmalı, yeraltı suyundan çekilen su miktarı en az %50 azaltılmalı, sürdürülebilir ve iklim duyarlı su yönetim teknikleri yaygınlaştırılmalıdır” şeklinde konuştu.
BÜTÜNLEŞİK ANLAYIŞA GEÇİŞ YAPILDI
Sunumunda Trakya’nın gelişimi ve nüfus yoğunluğuna değinen Dr. Bahadır Altürk ise arazi örtüsü ve değişimi hakkında bilgiler verdi. Türkiye’de su yönetimi anlayışını da anlatan Altürk, “Bütünleyici, çok sayıda probleme geniş ölçekte çözüm getiren sürdürülebilirlik ve bütünleşik (entegre) anlayışa geçiş yapıldı” dedi.
Türkiye ve Avrupa Su Yönetimi İş Birliği’nin önemine değinen Altürk, “Türkiye’nin Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi (WFD – 2000/60/EC) ile uyum süreci, hem çevre hem de su yönetimi politikaları açısından en kapsamlı reform alanlarından biridir. Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi, Avrupa’daki tüm su kaynaklarının korunmasını, iyileştirilmesini ve sürdürülebilir kullanımını amaçlayan temel yasal çerçevedir. 2000 yılında yürürlüğe giren bu direktifin ana hedefi, tüm Avrupa su kütlelerinin ‘iyi su durumu’na ulaşmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
“1,1 MİLYAR İNSAN YETERLİ SU BULAMIYOR”
Dr. Altürk, “1,1 milyar insan yeterli su bulamıyor. 2,5 milyar insan sağlıklı suya ulaşamıyor. 2030 yılında ise 2 milyar insan yeterli su bulamayacak ve sağlıklı suya ulaşamama oranı %60 olacaktır” şeklinde konuştu. Altürk, ayrıca Türkiye Ulusal Su Stratejisi’ne de değinerek vizyonu şöyle açıkladı: “Türkiye’nin su kaynaklarını koruyan, verimli kullanan, iklim değişikliğine dayanıklı ve her sektöre adil su sağlayan bir yönetim sistemi kurmak.
TEMEL HEDEFLER
- Su güvenliğini sağlamak
- Tarım, şehir ve sanayide su verimliliğini artırmak
- Yeraltı ve yüzey sularını korumak
- Ekonomik sürdürülebilir bir su sistemi kurmak
- Kurumsal koordinasyon ve şeffaf veri yönetimi oluşturmak
Ana politikalar: Havza bazlı yönetim, tarımsal dönüşüm, kentsel su yönetimi, endüstriyel verimlilik, yeraltı suyu koruması, ekosistem ve su kalitesi, veri şeffaflığı ve dijitalleşme, kurumsal reform.
UYGULAMA TAKVİMİ:
- 2025–2030: Tarım reformu, kayıpların azaltılması, verilerin şeffaflaşması
- 2030–2035: Endüstri ve şehirlerde geri kazanımın yaygınlaşması
- 2035–2040: Havza bazlı sürdürülebilir su dengesi
ÇETİN: BUGÜNÜN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ
Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, şunları söyledi:
“İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biridir. Trakya bölgesinde sanayi, tarım ve şehirleşme hızla artarken, su kaynaklarımızın sürdürülebilir yönetimi hayati önem taşımaktadır. Meriç Nehri’nden iç bölgelere su transferi konusunu uzun süredir gündeme getiriyoruz. Bu rapor, bölgemizin karşı karşıya olduğu su açığını ve alınması gereken önlemleri net bir şekilde ortaya koymuştur. Aynı zamanda su kayıplarının hızla artışı ve küresel ısınma karşısında ülkemizde sıcaklığın küresele oranla daha hızlı artıyor olması, su sorunumuzun beklenenden de kısa sürede gerçekleşebileceğinin habercisidir. Başlatılan baraj ve gölet projelerinin tamamlanması acil önem taşırken, yeni projelerin de hayata geçirilmesi elzemdir. Bizler, sanayi ve ticaretin temsilcileri olarak sürdürülebilir kalkınma için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazırız. Su ve gıda güvenliği, sadece çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir güvenlik meselesidir.”
TOPLANTIYA KATILANLAR
Toplantıya Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Başkan Yardımcıları Mustafa Ogün Asıl ve Sinan Sifil ve Yönetim Kurulu Üyeleri Evren Kahraman, Ümit Süthan, Ufuk Mangır, Bünyamin Fırat, Mesut Görgün, Aygün Zümbül ve Genel Sekreter Seçkin Bayraktar katıldı.



