
Hasan Ali Yücel...
Türkiyenin görmüş olduğu ve bir daha uzun yıllar boyunca göremeyecek olduğu ender bir şahsiyettir. Çok az siyasetçide bulunan bir özellik olarak fikirsel yapısı müthiş derecede gelişmiş, kendini ülkesinin eğitim devrimine adamış bir eğitim neferi olarak doğudan batıya dünyanın bütün büyük eserlerin Türkçeye çevirisi için bir tercüme bürosu kurmuş, Türk halkının edebi ve düşünsel dünyasını da muzaffer kılmak için çok uğraşlar vermiştir.
Ve elbette kendisinin en büyük eseri köy enstitüleri...
Bir düşünün bir an için ülkedeki her köye bu enstitülerin ışığının gittiğini, Türk köylüsünün bu müthiş öğretmenler tarafından eğitildiğini, her köyde yanan bir aydınlık meşalesinin parladığını...
Bir de bugün maruz kaldığımız rezil eğitim politikasını düşünün.
Neleri elimizin tersiyle itmişiz de cahil bir toplum olarak kalmışız.
Kendisini meclisin en genç mebusu olarak Atatürk'ün tabutunu taşımak için seçildiğinde yazdığı tüyler ürperten yazısının bir bölümüyle anmak istiyorum:
Kendime söylüyorum:
Taşı onu...
Bir cihan götürüyorsun.
Cihanlar yaratan bir insan götürüyorsun.
Asırlar götürüyorsun. Bu ağırlık ondan. Gaflet etme; bir tarih taşıyorsun.
İstikbal olmuş bir mazi götürüyorsun. Maziyi istikbale naklediyorsun.
Taşı; yükün ağır, fakat paha biçilmez bir kıymettedir.
Taşı;
O’nu taşıyarak sen de tarih oluyorsun. Bunu bilerek taşı!….
Ölüm yıldönümünde saygı ve şükranla...



