

Eğitim-İş Tekirdağ 1 No'lu Şube, Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Gezi'nin Türkiye tarihinin en demokratik tepkilerinden biri olduğu vurgulanırken, "Onurlu direnişi ve Gezi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz" denildi.
Eğitim-İş Tekirdağ 1 No'lu Şube, Taksim Gezi Parkı'nda başlayarak tüm Türkiye'ye yayılan Gezi Direnişi’nin yıldönümünde sert ve net bir açıklama paylaştı. Otoriterleşmeye ve dayatmalara karşı halkın kendiliğinden geliştirdiği demokratik tepkinin önemine dikkat çekilen açıklamada, Gezi Davası kararlarına da tepki gösterildi.
"Gezi, Tek Tip Toplum Dayatmasına Karşı En Net Yanıttı"
Şube yönetiminden yapılan açıklamada, Gezi Direnişi'nin temellerinde iktidarın rant odaklı politikalarının yattığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Otoriterleşmeye, dayatmalara ve tek tip toplum yaratma hedeflerine karşı halkın kendiliğinden geliştirdiği bu demokratik tepki, Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak ülkenin dört bir yanındaki meydanlara taşmıştır. Bugün, 13. yıldönümünde bu onurlu direnişi ve Gezi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz."
Özellikle gençlerin aydınlık bir gelecek talebiyle en ön saflarda yer aldığının altı çizilen açıklamada, meydanların ve parkların sermayeye değil halka ait olduğu gerçeğinin Gezi'de bir kez daha hatırlatıldığı ifade edildi.
"Halkın Üzerine Silah Kullanılarak Baskı Ortamı Yaratıldı"
Demokrasi, özgürlük ve barış talebiyle sokağa çıkan vatandaşlara yönelik müdahalelerin hukuk dışı olduğu savunulan açıklamada, süreçte yaşanan hak ihlalleri şu sözlerle aktarıldı:
-
Baskı ve yasaklara karşı yapılan eylemler insanlık dışı uygulamalarla engellenmek istendi.
-
Halkın üzerine silah dahi kullanılarak faşizan bir baskı ortamı yaratıldı.
-
Yaşamdan koparılan gençlerin yanı sıra yüzlerce yurttaş yaralandı, binlercesi gözaltına alındı.
-
Demokratik haklarını kullananlar hakkında sayısız dava açıldı.
"Gezi Davası Kararları Tarihe Kara Bir Leke Olarak Geçmiştir"
Yargı sistemine yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, asıl yargılanması gerekenlerin sorumlular olduğu belirtilerek şöyle denildi:
"Mağdur olanlar için harekete geçmeyen, adaleti tesis edemeyen yargı sistemi, barışçıl taleplerle sokağa çıkanları cezalandırmak için adeta seferber edilmiştir. Gezi Davasının karar duruşmasında verilen ağır ve haksız cezalar ise Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Oysa asıl yargılanması gerekenler; Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün ve diğer Gezi şehitlerinin ölümüne, yüzlercesinin yaralanmasına neden olan insanlık dışı saldırıları gerçekleştirenler, 'emri ben verdim' diyenler, katilleri koruyanlar ve yargı sürecini bilinçli olarak geciktirenlerdir."



