

Mavi Tekirdağ’a konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç çarpıcı açıklamalar yaptı. Tekirdağ’ın en önemli 2 sorununa dikkat çeken Boduç, AK Parti iktidarının Tekirdağ’ın sorunlarını 23 yıldır çözmediğini söyledi. En çok vergi veren iller sıralamasında ilk 7 içinde olan Tekirdağ’ın, hizmet alımında ise 70’inci sırada olduğunu kaydeden Boduç, “Devlet parayı bu bölgeden alıyor, Tekirdağlı vatandaşlardan alıyor, ama aldığı kaynağı hizmete dönüştürme noktasında Tekirdağ’a üvey evlat muamelesi yapıyor” diye konuştu.
CHP İl Başkanı Boduç, sorularımızı yanıtladı.
Bülent Kutlutürk: Öncelikle, sizi biraz tanıyabilir miyim? Nerede doğdunuz? Nasıl bir ailede büyüdünüz?
Cenk Boduç: Ben 1979 Tekirdağ doğumluyum. Çocukluğum, eğitim hayatım burada geçti. Anne tarafından Makedonya’dan göçmüş bir aile. Babam da Tekirdağ’ın en eski ailelerinden birinden, buranın yani Süleymanpaşa’nın yerlisidir.
Partinin çeşitli kademelerinde uzun yıllardan beri görev aldım. İlçe başkanlığı, il seçim komisyonu başkanlığı, örgütlerden sorumlu il başkan yardımcılığı gibi. Bu dönemde de, 39’uncu dönemde örgütümüzün teveccühü ile Tekirdağ il başkanı olarak görev yapıyorum.
- İl başkanlığına seçileli kısa bir süre oldu. Size hayırlı olsun demek istiyorum.
- Teşekkür ederim.
“SİYASETE GENÇLİK KOLLARINDA BAŞLADIM”
- İlk olarak siyasetle nasıl tanıştınız?
- Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Gençlik Kolları ile başladım siyasete. Sonrasında, az önce belirttiğim gibi partinin çeşitli kademelerinde görev aldım. Siyaset uzun soluklu süreç. Zaman zaman dinlendiğimiz dönemler de oldu. Ama hep içindeydik bir şekilde. Cumhuriyet Halk Partisi bizim ailemiz. Sayın genel başkanımızın da ifadesiyle baba ocağı.
Geçtiğimiz dönemde ben Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldum. Bugüne kısmetmiş, bugün il başkanıyım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinde, onun koltuğunda onu temsil etmenin ve Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i temsil etmenin onur ve gururunu yaşıyorum. Burada da Tekirdağ’a, ilimize, partimize, ülkemize faydalı olmaya çalışıyoruz.
“HİÇ PİŞMANLIK DUYMADIM”
- Peki bugünden geriye doğru baktığınızda siyasete girmiş olmaktan memnun musunuz? Hiç pişmanlık duydunuz mu?
- Hiç pişmanlık duymadım. Bana göre siyaset zor olsa da kutsal bir iş. Topluma yapılan bir hizmet. Ben iktisadi ve idari bilimler mezunuyum, işletmecilik yapıyorum. Önceki dönemlerde de çeşitli uluslar arası şirketlerde çalıştım, yöneticilik yaptım. Piyasanın içinden, iş dünyasının içinden geliyoruz.
Az önce de ifade ettiğim gibi siyaset toplum yararına yapılan zor bir iş, fedakarlık gerektiren; ailenizden, işinizden, özel hayatınızdan ciddi fedakarlık gerektiren bir iş. Hiç pişman olmadım, hiç yorulmadım. Bugün de inşallah Genel Başkanımızın enerjisine, dinamizmine destek olmaya çalışıyoruz Tekirdağ İl Örgütü olarak. Birlik ve beraberlik içerisinde iyi bir uyumumuz var. 11 ilçe başkanımız birbirinden değerli arkadaşlar. Birlik ve beraberlik içinde ciddi bir uyum içinde çalışıyoruz.

“KIRGINLIK OLARAK İFADE ETMİYORUM, BAZEN YOL KAZALARI OLABİLİYOR”
- Bu aralar ilçeleri ziyaret ediyorsunuz, takip ediyoruz. Bazı kırgınlar var mı? Onları onarmaya, kapsayıcı ve bütünleyici bir siyaset yapmaya çalıştığınızı görüyoruz. Geçmişte bazı şeyler olmuş, siz onları toparlamaya mı çalışıyorsunuz?
- Kırgınlık olarak ifade etmiyorum ben. Siyasette zaman zaman yarışılıyor. Bu yarışların yapıldığı süreçte de -biz biliyorsunuz kongreler partisiyiz, genel başkanlarımızı kongrelerimizde seçeriz, delegelerimizin oyuyla seçeriz- zaman zaman yol kazaları olabiliyor. Ama ben onları kırgınlık olarak ifade etmiyorum.
Şu anda yaptığım çalışmalar için de toparlama kelimesi bence çok içini doldurmuyor. Biz ilçelerde çalışıyoruz, ilçe ziyaretleri yapmıyoruz. İlçe başkanlarımızla, ilçe örgütlerimizle birlikte çalışmaya da devam edeceğiz. Sadece bir ziyaret değil yaptığımız, haftanın en az iki günü ilçelerimizde, ilçe örgütlerimizle beraber çalışma yapıyoruz.
Genel Başkanımız 39. Kurultayda ifade etti; bin günlük, belki de bin gün sürecek seçim maratonuna başlıyoruz dedi. Biz ona başladık. Bu maratonu yürüyoruz. Göreceksiniz Cumhuriyetin 103’üncü yılında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103’üncü yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini hep beraber iktidara taşıyacağız. Bu ülkeyi kuran parti, bu ülkeye bir kere daha derin bir nefes aldıracak.
“CAMBAZA BAK’ TAKTİĞİYLE GÜNDEM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”
- Tekirdağ’ın sorunları konusunda öncelikleriniz nelerdir?
- Tekirdağ’ın en önemli sorunu deprem ve su sorunu. Bugün her ne kadar iktidar partisinin örgütleri “cambaza bak” tekniğiyle gündemi değiştirmeye çalışsalar da bütün bu sorunun kaynağında aslında iktidar partisinin 23 yıllık iktidarında Tekirdağ’ı görmezden gelmesi, Tekirdağ’a gerekli yatırımları yapmaması yatıyor. Bugün Tekirdağ’da DSİ’nin devam eden birçok baraj inşaatı var, ama yeterli ödeneği ayırmadığı için tamamlanmayan, henüz su tutmayan yatırımlar var.
“BELEDİYENİN GÖREVİ SUYU KAYNAĞINDAN ALIP VATANDAŞA GETİRMEK”
Belediyelerin görevi suyu kaynağından alarak vatandaşlara ulaştırmaktır. Bu yükümlülüğü yerine getirirken belediyelerimizde herhangi bir sorun yok. Ama kaynakta su olmayınca belediyenin yapabilecek bir şeyi kalmıyor.
- Peki Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişte bu konuda biraz zayıf kaldığını hiç düşündünüz mü? İstanbul’u örnek vermek gerekirse, suyu buradan götürüyorlar, Kırklareli’nden suyu alıp ta İstanbul’a kadar götürmüşler. Kocaman 16 milyonluk İstanbul’un su sorunu yok, ama 200 bin nüfuslu Süleymanpaşa’da, su kaynaklarına da çok uzak olmadığı halde su sorunu var. Bu durum önceden de görülebilen bir sorundu. Kuraklık yaşanacağı, susuzluk sorunu olacağı onlarca yıl öncesinden bilinen bir gerçek. Gerekli yatırımın yapılmaması ve önlemlerin alınmaması konusunda merkezi hükümetin sorumluluğunun yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemlerinde pasif kalma durumu görüyor musunuz?
“BU İŞİ YAPMASI GEREKEN DSİ’DİR”
- Bakın Türkiye’de su havzalarının tespiti, planlanması, az önce bahsettiğiniz Istrancaların suyunun İstanbul’a nakledilmesi belediyelerin sorumluluğunda olan bir iş değil. Bütün bu planlamaları yapan ilgili bakanlığa bağlı olan Devlet Su İşleri’dir. Hangi suyun nerede kullanılacağı, mevcut suların tahsisi tamamen bu bakanlığının bünyesindeki DSİ’nin oluruyla gerçekleşir. Az önce de ifade ettiğim gibi belediyelerin buradaki sorumluluğu, suyu kaynağından alarak DSİ’nin planladığı, devletin planladığı su kaynağından alarak vatandaşın musluğuna kadar ulaştırmaktır. Bu konuda büyükşehir belediyemizin bir eksiği yoktur. Bugün Tekirdağ’ın 11 ilçesinde su isale hatlarında bir sorun yaşanmamakta, ancak kaynakta su olmayınca mevcut hatlardan musluğa su akmıyor. Dolayısıyla buradaki asli sorumluluk Devlet Su İşleri’nin, yani iktidar partisinindir.
“İKİ DÖNEM MECLİS BAŞKANI TEKİRDAĞ’DANDI, AMA TEKİRDAĞ YATIRIM GÖRMEDİ”
İlimizde geçmişten bugüne iktidar partisinden birçok milletvekili görev aldı. İki dönem Sayın Meclis Başkanı (Mustafa Şentop-Mavi Tekirdağ) , Tekirdağ milletvekiliydi. Bu dönemlerde de bu yatırımları ne yazık ki Tekirdağ görmedi. Ben Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak değil, sade bir Tekirdağlı vatandaş olarak soruyorum.
“23 YILLIK HİZMETLERİNİN BİR DÖKÜMÜNÜ GÖRMEK İSTİYORUM”
Daha önce de Sayın mevkidaşım Ali başkana (AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş- Mavi Tekirdağ) bu soruyu yönelttim. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Tekirdağ’a 23 yıllık hizmetlerinin bir dökümünü görmek istiyorum. Kusura bakmasın arkadaşlar, iktidar partisinin en güçlü olduğu dönemde de bu şehir hizmet görmedi, şimdi de görmüyor. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu paradigmayı değiştireceğiz.
“VERGİDE 5’İNCİ, HİZMET ALIMINDA 70’İNCİ SIRADAYIZ”
Kendisine oy vermeyene hizmet etmemek çok sığ bir siyasi anlayış. Bugün Tekirdağ Gayrı Safi Milli Hasıla’ya katkıda, vergi vermede 5’inci-6’ncı-7’nci iken hizmet alım noktasında 70’inci sırada yer alıyor. Bu şunu gösteriyor: Devlet parayı bu bölgeden alıyor, Tekirdağlı vatandaşlardan alıyor, ama aldığı kaynağı hizmete dönüştürme noktasında Tekirdağ’a üvey evlat muamelesi yapıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Her şeyden önce bir Tekirdağlı vatandaş olarak ben kabul etmiyorum. Tekrar ifade ediyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidara taşıdığımızda Tekirdağlı hemşehrilerimiz görecekler ki Tekirdağ devlet kaynaklarına verdiği kadar karşılığını da alıyor olacak. Bugüne kadar yapılmayan yatırımları yapıyor olacağız.
“TAVSİYEM; ANKARA’DA BU İŞLERİ TAKİP ETSİNLER”
Rakip siyasi partideki arkadaşlara benim tavsiyem; Ankara’da bu işleri takip etsinler. Tekirdağ’ın alamadığı yatırımların takipçisi olsunlar, bu yatırımlar Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılmıyor, bu yatırımlar Tekirdağ’da yaşayan bir milyon 200 bin nüfusu geçmiş insanlara yapılıyor. Tekirdağ’a üvey evlat muamelesi yapmaktan Adalet ve Kalkınma Partisi vazgeçsin.
- Diğer bir başlık olarak depremi söylediniz. Peki Tekirdağ’ın şu anda depreme hazır olduğunu düşünüyor musunuz?
“SÜLEYMANPAŞA’NIN YAPI STOĞU 1999 DEPREMİ ÖNCESİNDEN”
- Kesinlikle düşünmüyorum. Bakın geçtiğimiz hafta Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi bir çalıştay düzenledi. Ben aday adayı olduğum dönemde de yaptığım araştırmada, Tekirdağ’ın özellikle Süleymanpaşa’nı yapı stoğunun büyük bir çoğunluğu 1999 depremi öncesinde yapılan binalar. Şarköy ve Ereğli gibi olası depremde ciddi hasar göreceği öngörülen ilçelerimiz var. En son yaşanan depremde Çorlu’nun da aslında çok da stabil bir yer olmadığını gördük. Dolayısıyla bu noktada merkezi hükümet bu bölgede yine bir ihmal içerisinde.
“BÜYÜKŞEHİR, KENTSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATACAK”
Büyükşehir belediyemiz kendi imkanları çerçevesinde Tekirdağ Kentsel Dönüşüm Anonim Şirketi adıyla bir şirket kurdu. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz, belediye burada bir dönüşüm programı başlatacak. Zafer Mahallesi, Altınova Mahallesi gibi planları hazırlanan bölgelerde kentsel dönüşüm projeleri başlatılacak. Buna devam edeceğiz. Ama tabi bu sadece belediyelerin ve merkezi hükümetin de kontrolünde olacak bir şey değil, tüm STK’ların tüm paydaşların bir arada olacağı bir seferberlik başlatılması gerekiyor Tekirdağ özelinde. Çünkü Allah korusun bir Marmara depreminde İstanbul’da büyük bir yıkım olacağı ön görüldüğü için biz burada ne yazık ki kendi kaderimizle baş başa kalacağız. Dolayısıyla umarım olmaz, ama olursa da Tekirdağ olarak bizim buna hazır olmamız gerekiyor.
“CHP İKTİDARINDA KAYNAKLAR BELİRLİ BİR ZÜMREYE VERİLMEYECEK, TABANA YAYILACAK”
- Peki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında nasıl bir Tekirdağ hayal ediyorsunuz?
- Bugün Türkiye’nin herhangi bir yerinde sokağa çıktığınızda, Tekirdağ’da değil sadece, her yerde böyle, kime dokunsanız, hangi kesimden vatandaşa dokunsanız bin ah işitiyorsunuz. 2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğunda bu ülkede en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücretti. Bugün geldiğimiz noktada en düşük emekli maaşı, devletin açıkladığı resmi açlık sınırının altında. Bugün vatandaşa reva görülen yaşam standardı bu. Asgari ücretli aynı durumda, işveren çok zor durumda, girdi maliyetleri yüksek. Esnaflar sürekli kepenk kapatıyor.
Dolayısıyla bu sorunları bütünsel bir şekilde değerlendirecek olursak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 39’uncu kurultayında kabul edilen parti programı hükümet programına dönüşecek. Önümüzdeki günlerde biz topluma bütün bu sorunları, ekonomik sorunları, hukuksal sorunları, eğitim sorunlarını nasıl çözeceğimizi somut örneklerle ifade ediyor olacağız. Bakın bugün tarımda kullanılan mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılacağını Sayın Genel Başkanımız mitinglerde ifade ediyorlar. Bugün yatı olana bu muafiyeti sağlıyorsunuz, ama bu toplum için üreten, katma değer katan çiftçiyi ÖTV ve KDV yükü altında eziyorsunuz. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Bu ülkenin kaynakları var. Bakın Türkiye, dünyada 18’inci büyük ekonomi. Çok büyük bir ekonomi var, sadece kaynakların belli bir zümreye mi yoksa halkın tabanına mı aktarılacağı konusunda bir tercih sorunu var. Şu andaki iktidar bu kaynakları belirli bir zümreye aktarmayı tercih ediyor, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında devletin tüm olanakları tabana adaletli bir şekilde yayılacak ve toplumun her kesimi derin bir nefes alacak.
Bugün hukukun ne kadar siyasallaştığını inkar edecek kimse yok. Ben diğer partilerdeki arkadaşlarla da konuşuyorum. Büyük bir rahatsızlık var. Bunların hepsini bizim iktidarımızda çözeceğiz, yargı tamamen bağımsız olacak.

“BU İKLİM, KİŞİSEL HEDEF PLANLAMAYA UYGUN DEĞİL”
- Siyasette kişisel hedefiniz nedir? Cenk Boduç olarak kendi adınıza hedeflediğiniz bir şey var mı?
- Şöyle ifade edeyim: Şu anda bulunduğumuz iklim, kişisel hedef planlama iklimi değil. Şu anda bizim amacımız, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir an önce bu iktidardan bu ülkeyi kurtarıp, ülkeye derin bir nefes aldırmak. Türkiye hak ettiği laik, demokratik, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir yapıya dönüştürmek. Ondan sonra örgütümüz bize nerede görev verirse, biz orada seve seve görev alırız.
“SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE GETİRSİNLER”
- Peki son olarak Mavi Tekirdağ aracılığıyla Tekirdağ halkına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
- Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Bütün sorunların temelinde adaletsizlik yatıyor. Ülkenin bir an önce kurucu ayarlara, parlamenter sisteme dönmesi ve hukukun üstünlüğünün hızlıca tesis edilmesi gerekiyor. Bütün bunlar parti programımızda var.
Son olarak şunu ifade etmek isterim: Cumhuriyet Halk Partisi tüm kadrolarıyla, programıyla hazır. Biz bir an önce sandığın milletin önüne getirilmesini talep ediyoruz. Milletten korkmasınlar, sandıktan korkmasınlar. Sandığı getirsinler, adaylarını belirlesinler, bizim adayımız belli. Cumhuriyet Halk Partisi yerelde nasıl iktidar olduysa, ilk seçimde genelde de iktidar olacak. Tekirdağlı hemşehrilerimiz rahat olsunlar, bize güvensinler. Teşekkür ediyorum.
- Sorularımıza verdiğiniz içten yanıtlar için ben de teşekkür ediyorum.





Emeğinize sağlık, keyifle okudum…