BIST 100
14.641,58 1,64%
DOLAR
48,4775 0,02%
EURO
56,5107 0,24%
GRAM ALTIN
6.859,36 1,07%
BITCOIN
79.493,00 1,29%
FAİZ
39,56 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM
103,53 1,00%
GBP/TRY
65,7695 0,15%
EUR/USD
1,1648 0,21%
BRENT PETROL
98,77 1,11%
ÇEYREK ALTIN
11.215,05 1,07%
Tekirdağ Açık
Tekirdağ hava durumu
26 °

Psikolojik bir “Pandemi”

Ayşe Keşkek yazdı…
Günümüz dünyasında ekonomi, sadece rakamlardan ve grafiklerden ibaret bir “piyasa meselesi” olmaktan çıktı; mutfak masasında başlayıp yatak odasında son bulan, ruhumuzun derinliklerine sızan sessiz bir istilaya dönüştü.

Reklam
Gemini_Generated_Image_pa1qnqpa1qnqpa1q

Günümüz dünyasında ekonomi, sadece rakamlardan ve grafiklerden ibaret bir "piyasa meselesi" olmaktan çıktı; mutfak masasında başlayıp yatak odasında son bulan, ruhumuzun derinliklerine sızan sessiz bir istilaya dönüştü. Bugün köşe yazımda, cüzdanımızdaki boşluğun zihnimizde nasıl devasa bir uçuruma yol açtığını ve bu sürecin hayatlarımızı nasıl parçalara ayırdığını konuşalım istedim.

Ekonomik krizler genellikle "makro" verilerle tartışılır. Ancak krizin asıl laboratuvarı borsalar değil, insanın iç dünyasıdır. Geçim derdi, bir insanın sadece temel ihtiyaçlarını karşılama mücadelesi değildir; aynı zamanda saygınlığını koruma, geleceğe güvenle bakma ve sevdiklerine karşı mahcup olmama çabasıdır.

Bu çaba sekteye uğradığında, psikolojik savunma mekanizmaları devreye girer. Sürekli bir "hayatta kalma modu" içinde yaşamak, beynin mantıklı karar verme merkezini devre dışı bırakıp korku merkezini şaha kaldırır.

Sonuç?

Tahammülsüzlük, öfke patlamaları ve derin bir çaresizlik hissi.

Bölünmüş Hayatlar: "Biz"den "Ben"e Kaçış

Ekonomik darboğaz, sosyal dokuyu en hassas yerinden, yani ilişkilerden koparır. Eskiden ortak hayaller kuran çiftler, artık sadece faturaları ve ay sonunu nasıl getireceklerini tartışır hale geldi.

Maddi yetersizlikler, bireyleri kendi iç dünyalarına hapseder. Paylaşımın yerini sessiz bir suçluluk duygusu alır.

Dışarıda bir kahve içmenin bile maliyet hesabı yapıldığı bir düzende, insan "sosyal bir varlık" olma vasfını yitiriyor. Davetlere gidilemiyor, dostluklar dijital ekranların soğukluğuna terk ediliyor.

Gençlerin "geleceksizlik" kaygısı ile ebeveynlerin "yetememe" korkusu aynı çatı altında çarpışıyor.

Ve belirsizlik; İnsan zihni belirsizlikten nefret eder. Ekonomik krizlerin en büyük tahribatı, "Yarın ne olacak?" sorusunun cevapsız kalmasıdır. Bu belirsizlik, kronik kaygı bozukluklarını ve depresyonu tetikleyen en güçlü yakıttır. Kendini gerçekleştirmek bir yana, sadece günü kurtarmaya odaklanan bir zihin, yaratıcılığını ve yaşama sevincini kaybeder.

Unutmayın; rakamlar düzelir, piyasalar toparlanır ama parçalanmış bir ruhu ve kopmuş aile bağlarını onarmak çok daha uzun sürer.

Bugün, cebinizdekilerden ziyade kalbinizdekileri koruma günüdür.

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.