BIST 100
14.641,58 1,64%
DOLAR
48,4775 0,02%
EURO
56,5107 0,24%
GRAM ALTIN
6.859,36 1,07%
BITCOIN
79.493,00 1,29%
FAİZ
39,56 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM
103,53 1,00%
GBP/TRY
65,7695 0,15%
EUR/USD
1,1648 0,21%
BRENT PETROL
98,77 1,11%
ÇEYREK ALTIN
11.215,05 1,07%
Tekirdağ Açık
Tekirdağ hava durumu
26 °

İlkeli bir duruş mu, talihsiz bir çelişki mi?

Bir yanda şiddet zanlısı bir isme karşı istifa bayrağını açmak, diğer yanda “kızım” hitabıyla bir kadını kamuoyu önünde küçük düşürecek paylaşımlar yapmak… İşte bu nokta, Başoğlu’nun kendi deyimiyle “aklı ile dilinin” yolunu ayırdığı yerdir

Reklam
Tuncer-Basoglu kopyası

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı  Candan Yüceer, CHP İl Başkanı Cenk Boduç, Milletvekilleri Nurten Yontar ve İlhami Özcan Aygun ile birlikte Hayrabolu’da, TEK Market ve Halil Başol Parkı açılışlarının ardından binlerce kişinin katıldığı iftar programına katıldılar.

Ancak Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı "HADİ KIZIM DEHH!!!!" paylaşımı, tüm bu olumlu havayı bir anda dağıttı.

Başoğlu’nun paylaştığı ifadeler, kendisini koltuğa taşıyan CHP’li seçmenler ve parti yöneticileri tarafından "ağır hakaret" olarak yorumlandı. Paylaşımın ardından sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü.

Yerel seçimlerde CHP çatısı altında başarı elde eden Tuncer Başoğlu, mazbatasını aldıktan bir süre sonra partisinden istifa ederek bağımsız belediye başkanı olma kararı almıştı.

Peki bu istifanın altında yatan neden neydi?

Sosyal medya ve birçok mecrada konunun ailevi olduğu dilden dile dolaştı. Dedikodular şöyleydi; Tuncer Başoğlu, Çorlu İlçe Başkan Adayını işaret ederek “O varsa ben yokum” demişti. Kadına şiddet olayları ile ismi anılan başkan adayına bu denli tepki göstermişti.

Ayrıca kişisel hayatına dair duygusal açıklamalarda da bulunmuştu. Hatta “Aklınla dilin aynı şeyi söylemiyorsa kıymeti yoktur” sözleriyle siyasette dürüstlüğün önemine dikkat çekmişti.

İşte böyle…

Tuncer Başoğlu’nun istifası, ilk bakışta "siyasette dürüstlük ve etik" dersi gibi görünüyordu. İddialara göre, kadına şiddetle anılan bir ismin adaylığına karşı "O varsa ben yokum" diyerek masayı terk etmesi, toplumun özlediği o dik duruşun bir yansımasıydı. Özellikle "Aklınla dilin aynı şeyi söylemiyorsa kıymeti yoktur" sözü, siyasetin kirli dehlizlerinde parlayan bir dürüstlük manifestosu gibi algılanmıştı.

Ancak madalyonun diğer yüzü, bu etkileyici duruşa gölge düşüren bir gelişmeyi önümüze koyuyor.

Şiddet sadece fiziksel darptan ibaret değildir; psikolojik baskı, sosyal medya üzerinden yapılan hedef göstermeler ve aşağılayıcı ifadeler de bu karanlık çemberin bir parçasıdır.

Bir yanda şiddet zanlısı bir isme karşı istifa bayrağını açmak, diğer yanda "kızım" hitabıyla bir kadını kamuoyu önünde küçük düşürecek paylaşımlar yapmak...

İşte bu nokta, Başoğlu’nun kendi deyimiyle "aklı ile dilinin" yolunu ayırdığı yerdir.

Sonuç olarak; kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı savaş açtığını söyleyerek makamından vazgeçen bir figürün, bizzat kendisinin bir kadını hedef alan imalı paylaşımlarda bulunması büyük bir talihsizliktir. Siyasette asıl erdem; sadece başkalarının hatalarına karşı durmak değil, öfke anında bile kendi savunduğun değerlere ihanet etmemektir. Maalesef bu son paylaşım, o onurlu istifa kararına gölge düşürmüş ve "bu yakışmadı" dedirtmiştir.

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.