
Sendika ilçe başkanlığımın ilk aylarında uzun salaş bir hırka, boynumda şalla okul gezilerine gidiyordum.
Tahmin edileceği gibi pek ciddi ve itibar gören bir kıyafet değildi.
Bunu farkedince gidip bir takım elbise aldım ve sendikal faaliyetlerde onu giymeye başladım. Elbette insanların bakış açısı da, dinleme odağı da değişti. Çünkü takım elbise ciddiyeti de beraberinde getirir.
O günden beridir de hem sendika temsillerinde hem de resmi bayram ve özel günlerde takım elbise ( en azından gömlek ve kumaş pantolon giyerim)
Bence pek önemsiz olsa da kıyafet düsturu dünyanın bütün ciddi ve resmi işlerinde önemli bir detaydır.
Fakat öğretmenlik gibi bir meslekte gerçekten resmi kıyafet veya önlük gibi tek tip kıyafet gerekli midir?
Bizi ilk görüşte toplumdan ayıracak ya da özel gereklilik getiren bir iş mi yapıyoruz?
Polis, asker gibi bir üniformamız, doktor gibi önlüğümüz, hakim savcılar gibi cübbelerimiz olması gerekir mi?
Buna evet ve hayır diyenler neredeyse aynı orana sahiptir.
Öğretmenlik gibi asli görevi bilgiyle, bilgiyi işlemeyle ve davranış kazandırmaya ilgili olan bir meslekte kıyafet elbette önemlidir.
Fakat kesinlikle asli bir unsur değildir.
Çocukla kurulan bağ, sınıf yönetimi, bilgiyi aktarma gibi mesleki yeterlilikler;
Çağdaş, bilimsel aklı öğretmek, insanlara hür düşünceyi aşılamak bunu yanında da öğretmenin toplumsal statüsünün olması giyilen kumaştan daha önemlidir.
Önlük giyemez miyiz? Elbette giyeriz.
Ucuz naylondan ve tasarımı son derece vasat olan sendika önlüklerimizi seve seve giyiyoruz.
Neden?
Çünkü o önlük bize bir duruş veriyor,
Bir aidiyet kazandırıyor.
Aynı amaç uğruna mücadele ettiğimizi,
Binlerle, on binlerle birlikte ortak amaç için yürüdüğümüz hatırlatıyor.
İş yerlerimizde, okullarımızda eksik olan şey bu aidiyet duygusudur.
Çünkü öğretmene biçilen kıyafet bize bir aidiyet hissi vermiyor.
Bir mücadele hissi vermiyor,
Bizi gururlandırmıyor.
Bize toplumsal bir statü, değer, önem atfetmiyor.
Şimdiki haliyle önlük mısırlı kölelerin giydiği ham keten gömleği hatırlatıyor.
Oysa Romalı senatörler de benzer kumaştan Togalar giyiyor ve bunu gururla taşıyorlardı.
Bu sebeple eylemlerde üzerimize geçirdiğimiz naylondan önlükler, en pahalı takım elbiselerden daha önemli, daha değerli hale geliyor.
Mevzu kumaş değil, kumaşın taşıdığı değerden ibarettir.
Kumaşa sıra gelene kadar içini doldurmamız gereken çok fazla boşluk var.



