

Okulların açılmasına iki gün kala Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı, Tekira AVM önünde dikkat çeken bir basın açıklaması düzenledi. "Eğitim Lüks Değildir" mottosuyla gerçekleştirilen eyleme Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı Cebrail Aksu ve parti yöneticileri katıldı.
"Okul Hazırlıkları Ailelere Ağır Bir Ekonomik Yük Getiriyor"
Yeni eğitim-öğretim yılının tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyen İlçe Başkanı Cebrail Aksu, artan maliyetler ve geçim kaygısı nedeniyle okul heyecanının gölgelendiğini vurguladı. Eğitimin bir lüks değil, temel bir hak olduğunu hatırlatan Aksu, şunları kaydetti:
"Bugün burada, okulların açılmasına sayılı günler kala çocuklarımızın eğitim hayatını, velilerimizin omuzlarına yüklenen ağır eğitim masraflarını, okullarımızdaki beslenme ve hijyen şartlarını ve aynı zamanda zor durumda bulunan kırtasiyeci esnafımızın yaşadığı sıkıntıları kamuoyunun gündemine taşımak için bulunuyoruz. Çocuklarımızın yeni eğitim dönemine heyecanla başlamasını isterdik. Velilerimizin çocuklarının okul hazırlığını yaparken yalnızca onların heyecanını paylaşmasını isterdik. Ancak bugün maalesef birçok evde okul heyecanının yanında ciddi bir geçim kaygısı yaşanmaktadır. Çünkü artık bir çocuğu okula hazırlamak, dar ve orta gelirli ailelerimiz açısından çok ciddi bir ekonomik yük haline gelmiştir."
İlkokul 3. Sınıf Kırtasiye Masrafı 7 Bin 690 TL
Kırtasiye listelerinin velilerin bütçesini zorladığını rakamlarla ifade eden Aksu, diğer eğitim masraflarını da sıralayarak açıklamasını sürdürdü:
"Bizim anlayışımız çok açıktır: Eğitim bir lüks değildir. Eğitim, parası olanın daha kolay ulaştığı, parası olmayanın ise geride kaldığı bir alan haline getirilemez. Eğitim, bu ülkede yaşayan her çocuğumuzun eşit şartlarda yararlanması gereken en temel haklardan biridir. Ancak bugün geldiğimiz noktada bir öğrencinin çantasını doldurmak bile ailelerimiz için ciddi bir maliyet oluşturmaktadır. Defterinden kalemine, boya setinden dosyasına, çantasından beslenme çantasına kadar ihtiyaç listesi uzadıkça velimizin ödeyeceği rakam da büyümektedir. Yaptığımız hesaplamalarda ilkokul üçüncü sınıfa giden bir öğrencimizin, yalnızca öğretmeninin verdiği listedeki kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması için yaklaşık 7 bin 690 liraya kadar bir bütçe gerekmektir. Üstelik mesele yalnızca kırtasiye malzemeleriyle de bitmiyor. Okul forması var, pantolonu var, tişörtü var, hırkası var, ayakkabısı var, beslenme çantası var, servisi var, yemeği var ve eğitim dönemi boyunca ortaya çıkacak daha birçok farklı gider var. Bunların hepsini yan yana koyduğumuzda, özellikle asgari ücretle geçinen, emekli maaşıyla hayatını sürdürmeye çalışan veya bir evde birden fazla öğrencisi bulunan ailelerimizin ne kadar ağır bir yük altında kaldığı açıkça görülmektedir."
"Üç Çocuklu Bir Aile Bu Masrafı Nasıl Karşılayacak?"
Cumhurbaşkanı’nın üç çocuk tavsiyesini hatırlatan Aksu, mevcut ekonomik şartlardaki çelişkiye dikkat çekti:
"Buradan önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız yıllardır ailelerimize üç çocuk tavsiyesinde bulunmaktadır. Biz de buradan soruyoruz: Üç çocuğu okula giden bir anne ve baba, yalnızca çocuklarının kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamak için 20 bin liranın üzerinde bir parayı nereden bulacak? Bu aile kirasını nasıl ödeyecek? Elektrik faturasını nasıl ödeyecek? Doğal gaz faturasını nasıl ödeyecek? Su faturasını nasıl ödeyecek? Mutfak masrafını nasıl karşılayacak? Çocuğunun servis ücretini nasıl verecek? Üç çocuğun kıyafetini, ayakkabısını ve okul ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak? Bir taraftan ailelerimize daha fazla çocuk sahibi olun çağrısı yapılırken, diğer taraftan çocuk yetiştirmenin ve çocuk okutmanın maliyetinin bu kadar ağırlaşması ciddi bir çelişkidir. Bir baba çocuğuna defter alırken fatura parasını düşünmek zorunda kalmamalıdır. Bir anne çocuğuna okul forması alabilmek için mutfak masrafından kısmak zorunda kalmamalıdır. Bir çocuk arkadaşında bulunan bir okul malzemesine yalnızca ailesinin ekonomik durumu nedeniyle sahip olamamanın mahcubiyetini yaşamamalıdır. Sosyal devlet anlayışı tam da böyle zamanlarda vatandaşının yanında olmayı gerektirir."
Çözüm Önerisi: "Bir Asgari Ücret Tutarında Eğitim Desteği Verilmeli"
Saadet Partisi'nin somut çözüm teklifini sunan Cebrail Aksu, devlet imkânlarının öncelikli olarak eğitime ayrılması gerektiğini belirtti:
"Biz Saadet Partisi olarak çözüm önerimizi de açıkça ortaya koyuyoruz. Okulların açıldığı dönemde ailelerimizin omuzlarındaki yükü hafifletmek amacıyla bir asgari ücret tutarında kırtasiye ve eğitim desteği sağlanmalıdır. Bu destek bir lütuf olarak görülmemelidir. Çünkü burada söz konusu olan çocuklarımızın geleceğidir. Eğitimde fırsat eşitliğinden bahsediyorsak bunun ekonomik şartlarını da oluşturmak zorundayız. Bir ailenin gelir seviyesi çocuğunun eğitim kalitesini belirlememelidir. Zengin ailenin çocuğu bütün ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayabilirken dar gelirli vatandaşımızın çocuğu eksik defterle, eksik kalemle veya eskiyen okul kıyafetiyle eğitim hayatına devam etmek zorunda bırakılmamalıdır. Devletimizin imkânları vardır. Önemli olan bu imkânların nereye ve nasıl kullanıldığıdır. Biz diyoruz ki; önceliğimiz çocuklarımız olsun, önceliğimiz eğitim olsun, önceliğimiz dar gelirli vatandaşımız olsun, önceliğimiz geleceğimiz olsun."
Okullarda Beslenme ve Yemekhane İhtiyacı
Öğrencilerin sağlıklı beslenme hakkına ve beslenme çantalarındaki yetersizliklere değinen Aksu, şu ifadeleri kullandı:
"Eğitim meselesini yalnızca kitap, defter ve kalemden ibaret göremeyiz. Bir başka önemli problem de çocuklarımızın sağlıklı ve yeterli beslenmesidir. Bugün ekonomik şartlar nedeniyle bazı ailelerimiz çocuklarının beslenme çantasını istedikleri şekilde hazırlamakta zorlanmaktadır. Bir çocuk açken derse nasıl odaklanacak? Yeterli beslenemeyen bir öğrenciden nasıl aynı başarıyı bekleyebiliriz? Biz Saadet Partisi olarak okullarımızda yalnızca kantinlerin değil, çocuklarımızın sağlıklı ve dengeli beslenebileceği yemekhanelerin de bulunması gerektiğini ifade ediyoruz. Ekonomik durumu ne olursa olsun hiçbir öğrencimiz okulda aç kalmamalıdır. Hiçbir çocuğumuz arkadaşının yediğine bakmak zorunda kalmamalıdır. Devlet, çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi konusunda sorumluluk üstlenmelidir. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Onların sağlıklı yetişmesi, iyi eğitim alması ve hayarta güçlü hazırlanması ülkemizin geleceği açısından bir tercih değil, zorunluluktur."
Okullarda Hijyen Şartları ve Temizlik Personeli Eksikliği
Okulların fiziki hijyen koşullarına da dikkat çeken Süleymanpaşa İlçe Başkanı, tasarruf tedbirlerinin okulların temizliğinde uygulanmaması gerektiğini vurguladı:
"Bir diğer önemli konu ise okullarımızdaki temizlik ve hijyen şartlarıdır. Binlerce öğrencimizin gününün önemli bir bölümünü geçirdiği okullarımızın temizliği konusunda hiçbir şekilde tasarruf yapılmamalıdır. Sınıflarımızdan tuvaletlere, koridorlardan ortak kullanım alanlarına kadar gerekli temizlik şartlarının eksiksiz sağlanması gerekmektedir. Okullarımızın yeterli temizlik personeline sahip olması sağlanmalıdır. Öğretmenlerimizin ve okul yöneticilerimizin asli görevi eğitimdir. Velilerimizin görevi temizlik malzemesi bulmak değildir. Devletimizin görevi, çocuklarımızın eğitim aldığı okulların bütün temel ihtiyaçlarını karşılamaktır. Çocuklarımız temiz, güvenli ve sağlıklı ortamlarda eğitim görmeyi hak ediyor."
"Kırtasiyeci Esnafımız Zincir Marketler Karşısında Ezilmemeli"
Açıklamada, Mahalle esnafının büyük zincir marketler karşısında yaşadığı haksız rekabete de değinildi:
"Bu meselenin bir başka tarafında ise yıllardır bulunduğu mahallede vatandaşımıza hizmet eden kırtasiyeci esnafımız bulunmaktadır. Esnaf ziyaretlerimizde vatandaşlarımızın ve esnafımızın sorunlarını doğrudan dinliyoruz. Kırtasiyeci esnafımızın önemli şikâyetlerinden biri de kamuoyunda ‘üç harfli marketler’ olarak tabir edilen büyük zincir marketlerin hemen hemen her ürün grubuna girmesidir. Okullar açılıyor, zincir market kırtasiyeci oluyor. Yaz geliyor, bisiklet satıyor. Başka bir dönem geliyor, farklı bir esnaf grubunun sattığı ürünleri raflarına koyuyor. Gıda satıyor, kırtasiye satıyor, tekstil satıyor, oyuncak satıyor, ev eşyası satıyor. Peki küçük esnafımız ne yapacak? Yıllardır vergisini ödeyen, yanında insan çalıştıran, mahallesinin insanına hizmet eden esnafımız bu büyük yapılar karşısında nasıl ayakta kalacak? Biz zincir marketlerin ticaret yapmasına karşı değiliz. Ancak adil rekabet ortamının oluşturulması gerektiğini söylüyyoruz. Küçük esnafımız korunmalıdır. Mahalle kültürümüzün önemli bir parçası olan esnafımızın yok olmasına seyirci kalınmamalıdır."
"Vatandaş Her Alanda Hesap Yapmak Zorunda Kalıyor"
Hayat pahalılığının aile bütçelerini iyice daralttığını belirten Aksu, çözüm odaklı siyaset izlediklerini ifade etti:
"Bugün vatandaşımız markete giderken hesap yapıyor. Pazara giderken hesap yapıyor. Elektrik düğmesine basarken hesap yapıyor. Doğal gazı açarken hesap yapıyor. Arabasına yakıt alırken hesap yapıyor. Şimdi maalesef çocuğunun okul ihtiyaçlarını alırken de hesap yapmak zorunda kalıyor. Bir ülkede anne ve babalar çocuklarının eğitim masrafından endişe ediyorsa, burada üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir problem vardır. Biz bu sorunları dile getirirken yalnızca eleştirmek için konuşmuyoruz. Biz çözüm istiyoruz. Vatandaşımızın rahat bir nefes almasını istiyoruz. Esnafımızın kepengini açık tutabilmesini istiyoruz. Çocuklarımızın eğitim hayatına eksiksiz başlayabilmesini istiyoruz."
Saadet Partisi'nden İktidara 6 Maddelik Çağrı
Konuşmasının sonunda iktidara doğrudan seslenen Cebrail Aksu, taleplerini şu şekilde sıraladı:
"Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı olarak buradan hükümete bir kez daha sesleniyoruz:
- Okulların açıldığı dönemde ailelerimize bir asgari ücret tutarında eğitim ve kırtasiye desteği sağlayın.
- Dar gelirli ailelerimizin çocuklarının eğitim masraflarına yönelik kalıcı destek mekanizmaları oluşturun.
- Okullarımızda öğrencilerimizin sağlıklı ve yeterli beslenmesini sağlayacak yemek desteğini ve yemekhane imkânlarını yaygınlaştırın.
- Okullarımızın hijyen ve temizlik ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayın.
- Küçük esnafımızı büyük zincir marketlerin kontrolsüz biçimde her sektöre girmesi karşısında koruyacak adımları atın.
- Eğitimde gerçek anlamda fırsat eşitliğini sağlayın."
"Milletimizin Gerçek Gündemini Takip Etmeye Devam Edeceğiz"
Açıklama, mücadelenin sürdürüleceği mesajı ve iyi dileklerle son buldu:
"Bizler Saadet Partisi olarak milletimizin gerçek gündemini konuşmaya devam edeceğiz. Ve bugün olduğu gibi çocuklarımızın eğitim hakkını, velilerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntıları konuşmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın eğitim masraflarının ailelerimiz için bir korku ve kaygı sebebi olmadığı, hiçbir öğrencimizin ekonomik sebeplerle arkadaşlarından geri kalmadığı, okullarımızın temiz ve güvenli olduğu, çocuklarımızın sağlıklı beslendiği ve esnafımızın alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye mümkündür. Bunun için kaynak da vardır, imkân da vardır. Yeter ki öncelikler doğru belirlensin. Yeter ki milletimizin alın teri yine milletimiz için kullanılsın. Yeter ki çocuklarımızın geleceği her şeyin önünde tutulsun. Bu duygu ve düşüncelerle yeni eğitim-öğretim döneminin öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Hepinizi saygıyla ve muhabbetle selamlıyoruz."



